Kirkegaard’dan yapılmış alıntı: “Mükemmel aşk, insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir!”
Mehmet Y. Yılmaz
( Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden - 71 ) “Böylece, sonunda bir insanın birini düşünebileceğini hiçbir zaman tasarlayamadığı bir biçimde düşünmeye başladı onu.”
Bu cümleyi Gabriel Garcia Marquez’in, Kolera Günlerinde Aşk isimli romanından aktardım.
Mehmet Y. Yılmaz
( Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden - 28 ) Rosa Luxemburg’un sevgilisine yazdığı bir mektuptan bir parça aktarayım da lafı toparlayalım:
“Bana gönül alıcı, güzel mektuplar yaz, biraz alçak gönüllü ol, inayet et de beni sevdiğini söyleyiver. Sen bana, bugün benim sana verdiğimden üç kuruşluk daha çok sevgi vermişsin, eee n’olmuş yani? Benden karşılık görmezsin korkusuyla duygularını açıklamaktan çekinme. Ruhunla diz çökmeyi de öğren, yalnızca ben kollarımı açıp seni çağırdığımda değil, ben arkamı döndüğümde de. Kısacası cömert ol, harca, israf et sevgini benim için. Senden bunu istiyorum.
Mehmet Y. Yılmaz
( Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden - 18 ) Sesinin tınısından bile nasıl bir ruh durumu içinde olduğunu hissedebileceğiniz bir keşif süreci!
Mehmet Y. Yılmaz
( Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden - 16 ) Aşk dediğimiz duygunun bir yönü de insanın kendisinden vazgeçme halidir.
Kişiliğinin, bir başkasının kişiliği içinde eriyip yok olmasına gönüllü olmak demektir.
Mehmet Y. Yılmaz
( Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden - 15 ) Lilyum buketini sevgilime uzatırken “Çiçekler seni görünce sevindi” dedim. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 322 )
Başını omzuma yasladı. Ve evrendeki tüm taşlar yerine oturdu. Sessizce iç çekti. Onsuz ben bir hiçtim. Serpil Silahlıperi’nin yerine başkasını koyamazdım. Kaderim, anlamım, benliğim onun tasarrufu altındaydı. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 301 )
“Suç ortaklığı, birlikte yaşamanın sevdiğim tek çeşidi.” Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 290 )
Cennetin üst katlarına çıkan asansördeymiş gibi mutluyum. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 266 )
Serpil’e aşkımızı temize çekebilecek miyiz? Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 258 )
Aşk, bizim gerçek kaderimizdir. Hayatın anlamını tek başına bulamayız. [THOMAS MERTON, 1915-1968] Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 241 )
Bu şarkıyı dinleyen herkes, beş dakikalığına da olsa aşkı tatmış demektir. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 233 )
Sana her baktığımda, kendimi seçilmiş, kutsanmış ve cennetle müjdelenmiş gibi hissediyordum. Seni daha tanımadan önce, kaderlerimizin bir çarpışma rotasında ilerlediğini seziyordum. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 218 )
Balkonda sigara içen Nazlı Hilal, sıcak porselen bir semaveri andırıyordu. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 80 )
Elektrik kesildi. Işıklar söndü. Müzik sustu. Figen Negatif gümüş şamdanları yakınca içerisi evcil gölgelerle doldu. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 140 )
Aşk’ın o ilk anında miladi bir kesinlik doğar; mazi ile istikbal birbirine kavuşur. Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 86 )
Tatlı dilliydi: “Eğer bu bir roman olsaydı, sen ve ben şimdi aynı sayfadaydık.” Murat Menteş
( Ruhi Mücerret - 32 )
Seviyormuş, yani âşık değil diye düşündü o gün. İnsan âşıksa âşığım der diyorlar, aşk sevginin kıvılcımıdır diyorlar. İlla harıl harıl bir ateş olacak demiyorum kızım, ama kıvılcım olmadan ateş olmaz. Âşık insan âşık mıyım diye sormuyor kendine, âşık olduğunu biliyor. Âşık insan gördüm ben, ordan biliyorum, babaannen mesela dedene çok âşıktı. Babaannene bir gün sormuştum. -“Anne babama âşık olduğunu nasıl anladın?” -“Görür görmez hastalandım,” dedi "o zaman anladım.”
Ayfer Tunç
( Dünya Ağrısı - 219 ) Oğlu hayat tecrübesiyle dolmuş da taşmış gibi konuşuyordu. Sözleri ağzına büyük geliyordu, sözleri biçimli, çocuksu ağzının kenarlarından kusmuk gibi taşıyordu.
Ayfer Tunç
( Dünya Ağrısı - 88 ) Bahşiş bekleyen postacı getirdiği kâğıdın müjde olmadığını anlamıştı,
Ayfer Tunç
( Dünya Ağrısı - 67 ) İçinde kaynaşan, çarpışan kelimeler sese dönüşüp bir yere varabiliyor böylece. Yazmayı başaramadığı sözlerin bir dinleyeni var artık. Kelimeleri özgürlüğe kavuştu.
Ayfer Tunç
( Dünya Ağrısı - 55 ) Mürşit güldü, seviyor onun uydurduklarını, tutarsız, abartılı yalanlar ama alışılmadık, yaratıcı, kadın canla başla söylüyor üstelik.
Ayfer Tunç
( Dünya Ağrısı - 49 ) Aşk bir yıldırımmış, şanslıysan çarpılırmışsın, değilsen yanındakinin başına düşermiş.
Ayfer Tunç
( Dünya Ağrısı - 33 ) Ama sözleri de tenleri de birbirine değmiyor, yanlarından geçip gidiyor.
Ayfer Tunç
( Dünya Ağrısı - 22 )